- Çıkması Garanti Soruların Cevaplarını Ezberleyin: Mülakat İngilizce de olsa, her mülakatta çıkması neredeyse garanti sorular vardır. “Bana biraz kendinden bahsedebilir misin?” (Tell Me About Yourself) / “En iyi ve en kötü özelliklerin nelerdir?” (What’s Your Weakest and Strongest Points) / “Arkadaşlarına sorsak senin için ne derler?” (What Would Your Friends Say About You) gibi soruların cevaplarını mutlaka İngilizce olarak yazın ve ezberleyin. Genelde ingilizce mülakatlar bu sorularla başlar, bu sorulara hızlı cevap verirseniz, takılmazsanız, insan kaynakları “ingilizcesi yeterliymiş” deyip başka soru bile sormayabilir. O yüzden bu ilk başlangıç çok ama çok önemli.
- Mülakattan Bir Gün Önce, Olası Tüm Soruları ve Cevapları İngilizce Yazın ve Çalışın: O 1 saatlik mülakat size yeni kapılar açacak, dolayısıyla üşenmeden bir gün önceden 2-3 saatinizi ayırın ve tüm olası soruları ve cevaplarını İngilizce olarak yazın, üzerinde çalışın. Aklınızda tutmaya çalışın.
- Kendi Mesleğinizle İlgili Terimlere Çalışın: Her mesleğin bazı terimleri vardır ve bunların İngilizcesi, günlük hayatta sık kullanılmadığı için çoğu zaman unutulur. Önemli bir şeyi anlatırken o kelimeye geldiğinizde duraksamamak için mutlaka mesleğinizle ilgili tüm teknik kelimelerin İngilizcesini ezberleyin. Satış mesleğinde valör, teminat, sıcak satış, vade gibi kelimeler bunlara örnek gösterilebilir.
- Karşı Tarafı İngilizcenizle Etkilemeye Çalışmayın: Bu herkesin yaptığı ve yaparken de kendini sıkıntıya soktuğu bir hatadır. Orada İngilizce şov yapmıyorsunuz, verilen soruları normal bir şekilde, sakin ve doğru cevaplayın yeter. Uzatmayın, ek cümleler kurmayın,maceraya atılmayın. İngilizceniz harika bile olsa o heyecanla tüm bildiklerinizi unutabilir ve cümleyi yarıda bırakabilirsiniz. Karşı tarafı etkiliyim derken karizmayı çizdirmenin lüzumu yok.
- Hızlı Konuşmayın, Kontrollü ve Tane Tane Konuşun: Mülakat sırasındaki heyecanınız konuşmanızı hızlandırabilir, hızlı İngilizce konuşurken kontrolü kaybedebilir ve amatör gözükebilirsiniz. Acele etmeden, tane tane ve seçerek konuşun. Bu sizi kontrollü ve profesyonel gösterecek ve olası hataların önüne geçecek.
- İhtiyacınız Olduğunda Durmaktan Kaçınmayın: İnsanlar garip bir şekilde, İngilizce konuşurken duraksamayı “beceriksizlik” olarak görüyorlar. Halbuki Türkçe konuşurken bile zaman zaman duraksayıp kelimeleri kafamızda topluyoruz ve öyle devam ediyoruz. İngilizce konuşurken bunu yapmak kadar doğalı yok. Ara ara durun, kafanızı toplayın ve öyle devam edin. Duraksamamak için çabaladığınızda araya gereksiz kelimeler de sıkıştırmaya çalışıyorsunuz ve kontrolü kaybediyorsunuz.
- Soruyu İyi Anlayın: Eğer karşı taraf hızlı konuşuyorsa kibarca yavaş konuşmasını söyleyin, soruyu anlamadıysanız “bunu mu sormak istediniz?” şeklinde teyit alın, soruyu dinlerken anlamadığınız ama soru için çok önemli bir kelime varsa anlamını sormaktan kaçınmayın. Eğer cümleyi hiç anlamadıysanız karşı taraftan sorusunu tekrar sormasını isteyebilirsiniz. Soruyu anlamak işin en önemli kısımlarından biri. Emin olun anlamadığınız bir soruyu tahmin edip saçma cevaplar vermektense tekrar tekrar anlayana kadar sordurmak çok daha mantıklıdır.
- Arkadaşınızla Pratik Yapın: Mülakattan önce İngilizcesi sizden iyi olan bir arkadaş bulun ve onunla karşılıklı konuşarak pratik yapın. Hatta hazırladığınız olası soru listesini ona verin ve size içinden karışık sorular sormasını isteyin. Yapacağınız 2-3 saatlik pratik İngilizce konuşma yeteneğinizi ciddi anlamda iyileştirecektir.
Eğer yukarıdaki maddelere iyi çalışırsanız en azından mülakattaki o İngilizce konuşma sıkıntısını minimum zararla atlatabilirsiniz. Tabi bu mülakatı bu şekilde geçtikten sonra iş hayatının ilk “İngilizce konuşma” sınavında bu kadar hazırlıklı olamayabilirsiniz. O yüzden kariyeriniz için bu sorunu mutlaka kökünden çözecek aksiyonlar almalısınız.
Başarılar!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder