Maalesef, bu konular şirket yönetim kademelerinde tartışıldığında genellikle kısa dönemli bakış açıları galip geliyor. Çevreye ve topluma duyarlı olmaya kimsenin itirazı olmuyor ama şirketin karlılığını korumak adına neredeyse her zaman görmemezlikten geliniyor.
Pazarlama ve genel olarak şirket yönetimleri, omurgasız olmak zorunda değil.
Toplumsal sorumluluk almak, mutlaka maliyetleri artıran ve karlılığı düşüren uygulamalar olmak zorunda da değil. Aksine daha duyarlı ve daha sorumlu iş yapma biçimleri şaşırtıcı bir şekilde yatırımcılarına en karlı geri dönüşü sağlayan yatırımlar bile olabilir. Fakat şirketlerin samimiyetsiz yaklaşımı topluma yararlı olduğu konusunda tüketicisinin ve paydaşlarının güvenini kazanmış şirket sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen bu şirketler dışında diğer şirketler ne yapar hiç bilmiyorum. Sizler tüketicinin ve paydaşlarının bu kadar bilinçli olduğunu daha idrak edememişsiniz bence.
Sosyal sorumluluk deyince biz tüketicilerin aklına da bunlar geliyor;
- Tüketicilerin korunması ve tüketici haklarına saygılı olmak.
- Doğal çevrenin korunması,
- Gücünün kötüye kullanmamak,
- Çalışma hayatının kalitesinin yükseltilmesi,
- İstihdam alanları yaratma.
- İş ahlakı,
- Sosyal yardımlar ve hizmetler,
- Toplumun kültürel ögelerine saygı göstermek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder