hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2015 Çarşamba

Mutsuz İş



  Hayatta hepimiz bilerek veya bilmeyerek bizim için yanlış olan bir mesleği seçebiliyoruz. Bazen bir mesleğin popüler olması nedeniyle aslında mutlu olamayacağımız bir mesleği de maalesef seçebiliyoruz. 
  Zamanın değişmesi ile kişiler de değişmeye çalışıyor; kendi yaşam ve çalışma tarzlarını da yeni sistemin birer parçası haline getirmek için çaba harcıyor.
Sadece para için çalışanlarsa mutsuz olmaya mahkum görünüyor. Pek çok kişi için iş yerinde mutlu olmak imkansız, en büyük mutluluk mesainin bitmesi ve cuma gününün gelmesi.
  Öte yandan çalışanın böyle yapmasına hak veriyorum çünkü Allah düşmanımın başına vermesin egosu yüksek yönetici. Onlara göre bende iyi bilen olmaz ben bilemesem burada olur muydum havaları…

İşte size tipik yönetici halleri;
  • Asla takdir etmez.
  • Çalışanların ensesindedir nefesi.
  • Kimseyi dinlemez.
  • Bol bol ihtar verir.
  • Sosyal hayatını kontrol eder.
  • Çalışanı makine gibi görür.
  • Otoriter ve agresif olmak için kendini şartlar.

  Bunlar yetmezmiş gibi birde sosyal hayattaki arkadaşlarının iş hayatındaki egosunu senin üzerinde tatmin etmesiyle uğraşırsın. (yok ben senden fazla maaş alıyorum, senden daha çok iş yapıyorum, sende çalıştığını mı sanıyorsun, senin yaptığın iş değil, terfi vermediler mi gibi gibi şeylerle uğraşırsın) Orada diyemiyorsun ben senin gibi torpille girmedim, benim o mevkide tanıdıklarım yok veya ben senin gibi yalıyamıyorum diye….
İşin özeti:

Aslında çalışanlar kendini geliştirmek ve kendisine destek olacak şirketlerin arayışındadır. Çalışanlar kariyer planlamasına ihtiyaç duyuyorlar. Samimi çalışan ve işveren ilişkisi sunan, çalışanlarına bir aile oldukları hissini veren, çalışanlarının fikirlerini alan ve insana değer veren bir iş yeri, mutluluğun temel gereklerini de yerine getiriyordur bence.
Mühim olan “para” dan önce “insan” kavramını yerleştirmiş bir şirkette çalışmaktır.

2 Haziran 2015 Salı

Çalışana Değer Veriyoruz Palavraları

Çalışanına değer verdiğini vurgulayan şirkete durumu çalışanlara sorduğumuzda ne değerinden bahsediyorsun derler! Sizler de defalarca eminim buna şahit olmuşsunuzdur. Olay çalışana değer vermenin ötesinde sadece insan olduğunu, duygu ve düşüncelerinin olduğunu düşünmek ve insana değer vermektir asıl önemli olan.

  • Çalışana sadece etkinlik düzenleyerek, yıl sonu partileri düzenleyerek maalesef değer verdiğinizi gösteremezseniz. 
  • Verdiğiniz sözleri yerine getirerek.
  • Tüm haklarını vererek.
  • Sürecin içine dahil ederek.
  • Çalışanı kendinden bile daha çok düşünerek.
  • Kişisel ve mesleki gelişimine katkıda bulunarak.
  • Etkin iletişim kurarak.
  • Motivasyonunu sağlayarak.
  • Bizim için özelsin hissini vermek


Tabi gerçekten değer veriyorsanız! Asıl yüzlerini birini işten çıkarırken görülür, sektör bilmez ama sektörü yalayıp yutmuş tavırlar onlarda, her şeyi bilirim der ama çalışının ismini bilmeyenlerde bunlar, herkese yukarıdan bakanlarda bunlardır ama kendilerinde işçi olduğunun farkında değiller.
Biz sıkıldık siz iş verenler, şirket sahipleri ve i.k. şu maskelerinizi çıkarsanız artık.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

İşte Sizinde Sendromunuz Var Mı?

İş hayatında stres yapmamıza neden olacak, psikolojik olarak bizi zorlayacak durumlarla karşılaşıyoruz. Aralarında bazıları var ki, neredeyse çalışan herkesin başına geliyor. Bu sıkıntılarla, sendromlarla başa çıkmak için önce onların etkisinde olup olmadığımızın farkında olmamız gerekiyor.

  • İşsiz kalma sendromu.
  • Pazartesi-cuma sendromu.
  • Kronik yorgunluk sendromu.
  • Orta yaş kariyer sendromu.

  • Başarısız olma sendromu.
  • Tükenmişlik sendromu.
  • Gelecek kaygısı.
  • Maaş-prim beklentileri.
  • Değersiz hissetmek.